pass through - Türkçe İngilizce Sözlük

pass through

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"pass through" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pass through f. çekmek
This voltage is used to attract the newly free electrons, which then pass through the grid.
Bu voltaj, daha sonra ızgaradan geçen yeni serbest elektronları çekmek için kullanılır.

More Sentences
pass through f. içinden geçirmek
Both constructions require that the surface be allowed to pass through itself.
Her iki yapı da yüzeyin kendi içinden geçmesine izin verilmesini gerektirir.

More Sentences
pass through f. içinden geçmek
There is an invisible thread that passes through everything.
Her şeyin içinden geçen görünmez bir iplik vardır.

More Sentences
Öbek Fiiller
pass through f. (zor bir dönemden vb) geçmek
The world is passing through an extraordinary time.
Dünya olağanüstü bir dönemden geçiyor.

More Sentences
Genel
pass through f. başından geçmek
pass through f. arasından geçirmek
pass through f. arasından geçmek
pass through f. nüfuz etmek
Öbek Fiiller
pass through f. (okul vb) bitirmek
Askeri
pass through f. düşman hattını geçmek

"pass through" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pass-through i. geçilmesi gereken yer
pass-through i. iki oda arasındaki alan
pass-through i. geçilen yer
pass-through i. mutfak ve salon arasındaki yer alan raflı bölüm
pass-through i. geçiş yolu
pass-through i. mutfak servis penceresi
pass-through i. geçilebilir yol
pass-through i. giriş izni bulunan yol
pass-through i. kredi ile teminata bağlanmış menkul kıymet
pass-through i. artan maliyeti müşteriye yansıtma uygulaması
pass-through i. artan maliyeti müşteriye yansıtma uygulaması
pass through one's mind f. aklından geçmek
pass through the sifter f. elekten geçmek
pass through the sieve f. elekten geçmek
pass through changes f. değişikliklerden geçmek
pass through the street f. yoldan geçmek
pass through the corridor f. koridordan geçmek
pass through walls f. duvarlardan geçmek
pass-through s. aynen iletilen/yansıtılan (masraf vb)
pass-through s. müşteriye yansıtılan
pass-through s. ek fiyat ile ilgili
pass-through s. zamlı ücret ile ilgili
Deyim
pass through someone's mind f. birinin aklından geçmek
pass through mind f. akıldan geçmek
Konuşma
could you please let me pass through? expr. bana geçebilmem için izin verir misiniz?
Ticaret/Ekonomi
pass-through analysis i. fiyatların geçiş etkisi
pass-through securities i. ödeme aktarmalı menkul kıymetler
exchange rate pass-through i. döviz kuru yansıması
exchange rate pass-through i. döviz kuru geçişkenliği
pass-through security i. kredi ile teminata bağlanmış menkul kıymet
pass through the customs f. gümrükten geçmek
pass through customs f. gümrükten geçmek
Siyasal
exchange rate pass-through i. döviz kuru ile ithalat ve ihracat fiyatları arasındaki ilişki
Teknik
pass-through i. düz geçiş
pass-through i. içinden geçme
pass-through authentication i. düz geçiş yetkilendirmesi
Bilgisayar
pass-through agent i. doğrudan aracı
replicable sql pass-through query i. yinelenen sql doğrudan sorgusu
sql pass-through query i. sql doğrudan sorgusu
pass-through i. düzgeçiş
pass-through server i. doğrudan geçiş sunucusu
pass-through facility i. düzgeçiş olanağı
pass-through expr. doğrudan
Bilişim
pass-through i. düzgeçiş
pass-through i. düz geçiş
Telekom
pass-through authentication i. düz geçiş yetkilendirmesi
pass-through i. doğrudan geçiş
Otomotiv
pass-through device i. doğrudan programlama aygıtı
sae j2534 pass-through reprogramming i. sae j2534 doğrudan programlama
Spor
through pass i. derinlemesine pas
Futbol
through pass behind the defense i. defansın arkasına atılan pas
through pass i. araya atılan pas
through pass behind the defense i. savunmanın arkasına atılan pas